İSTANBUL

Babam

Sadece kendin ol!

Created with Sketch.

Babam

PAYLAŞ

3 katlı aile apartmaninda Kütahya’da geçmişti çocukluğum. 3 kardeşten  en büyüğüdüm. Aramızda 10 yaş olan en küçük kardeşim erkekti. Babam o doğduğunda erkek çocuğum oldu diye çok sevinmişti. Kız kardeşimle 2 yaş olduğu için ikiz gibiydik. Çoğunlukla her şeyi aynı alırdık..Bayramlarda  ayakkabı, elbise almaya hep babam götürürdü bizi. Babam sevgisini hiç gösterememişti. Anadolu’da çocuklarını büyüklerinin yanında sevmek ayıptı.  Belki de bundan dolayı gösterememişti kimbilir. Babama çok saygı duyardık. Çevresinde de çok saygı duyulan sevilen bir adamdı. Asla yanında ayak ayak üstune atmaz, cok konuşmazdık. Lüzumsuz çok konuşanı sevmezdi. Yıllar sonra sıkıntılı geçirdiğim günler nedeniyle halimin hiç iyi olmadığını  görmüş, ilk defa sarılıp öpmüştü beni. Ben de hıçkırıklarla sarılmıştım  ona. Baba sıcaklığını öyle derinden hissettim ki güç verdi bana..

Her ne kadar sevgisini gösteremese  de iyi babalık yaptı. Bize oturur nasihat verirdi. Muhabbet ederdi. Keyifsiz  olduğu zaman yüzü asılır hiç konuşmazdı. Genelde sabahları keyifsiz olurdu. Biz de o halini bildiğimiz için fazla yanaşmazdık..

İlkokul çağlarımda bir gün babam çok hastalandı. Eskişehir’de hastaneye yatırdılar onu. Ona bir şey olacak diye çok üzülmüştüm. Amcam arabasıyla bizi alıp babamı ziyarete götürürken kardeşimle bana ‘üzülmeyin babanıza  bir şey olursa bundan sonra ben sizin babanız olurum’ demişti.. Neyse ki babam çok şükür iyileşti..Babamdan 8 yaş küçük olan amcam yıllar sonra aynı sene içinde babamdan 4 ay sonra vefat edecekti.. Kim bilebilirdi ki..

Bir gün babam yine rahatsızlandı  yutma güçlüğü çekmeye başlamıştı. Doktora götürdük bir şeylerden şüphelendiler. Tahliller yapıldı.  Ultrason çekildi kanser olduğunu söylediler. Daha öncesinde safra amaliyati olduğunda doktoru akciğerlerinde leke olduğunu sigara içmemesi  gerektiğini söylemişti. Fakat bırakamadı sigarayı. Bursa’da tedaviye başlanıldı. Kemoterapi, radyoterapi gördü anca 2 sene yaşayabildi. Hiç isyan etmedi sadece bu şekilde yaşayacağıma  hiç yaşamayayım daha iyi diye söylemişti. Çok zor gelmişti ona.  Böyle olacağımı bilseydim hiç sigara içmezdim derdi. Moralini çok bozmuştu. Öleceğine razı olmuştu. Hiç kanser hastası gibi değildi. Saçları dökülmemiş, rengi değişmemişti. Dinç görünüyordu. O kadar ki arkadaşları hasta olduğuna   inanmamıştı. Biraz iyileşme gösterdiği zaman keyfi yerine gelmişti ama kısa sürdü. 

Bir gün annemle konuştuğumuzda babamı Bursa’ya götürdüklerini tekrar radyoterapi  alacağını söyledi. Görüklü’de ev kiralamışlardı. Ben de ertesi gün İstanbul’dan Bursa’ya doğru  otobüsle   yola çıktım. Annem babamın evde fenalaştığını söylediğinde yolda ambulansı telefonla eve yönlendirdim. Bu arada otobüsten inmiştim. Elimde valizle eve yaklaştığımda evin önünde ambulans bekliyordu. Babam tekerlekli sandalyeyle aşağıya indirilmiş ambulansa doğru getirilirken rengi solmuş, durumu hiç iyi gozükmüyordu.  Babama ‘Nasılsın babacığım’ diye seslendim. Konuşamadı, kafasını iki yana sallayarak iyi olmadığını belirtti. Yasak olduğu için ambulansa beni almadılar ağlayarak oradan geçen bir dolmuşa bindim. Öyle cok ağlıyordum ki yolcular ne oldugunu sordular. Babamin öndeki ambulasta olduğunu durumunun kötüleştiğini söyledim. Yolcuların beni teselli ederek iyi dilekleri ve  şoförün acilin kapısına kadar bırakması cok duygulandırmıştı beni..Babamı içeri aldılar..Elimde valizim doktoruna çıktım babamın durumunun kötüleştiğini anlattım..Onkolojiye çıkarmamızı söyledi. .Daha sonra annem geldi. Kardeşlerimi çağırdık..

Babam 1 hafta hastanede kaldı. Çok acı çekmedi. Sadece eve gitmeyi  çok istedi. Halisilasyonlar görüyordu. Sürekli gülümsüyordu. Çok tatlı şirin bir çocuktu sanki. Götürmek istedik doktor yolda ölür dedi. Kardeşlerim de gelmişti. Dönüşümlü babamın yanında kalıyorduk. Öldüğü gün başında ben vardım. Sürekli terliyordu. Yastığını çeviriyordum su istedi benden. Bardaktan içemedigi için pamukla ağzına gezdiriyor dudaklarını islatıyordum. Sürekli okudum başında. Hiç uyamadı. Benim de hiç uykum gelmemişti..Bir ara gülümseyerek karşısında birine beni göstererek   kızı olduğundan bahsediyordu sanki. Elindeki serum iğnelerini, ağzındaki solunum maskesini çıkartmaya çalıştı. Kapı açıktı dışarıda doktorlar kapının önünde bir şeyler konuşuyorlardı. Saat kaç olmuştu hiç bir fikrim yoktu. Babam gözlerini kapatıp uyumaya başladı diye düşündüm. İyi dedim çok yoruldu biraz dinlensin diye içimden geçirirken yanındaki cihaz hızla bib diye  ötmeye başladı. Dışarıda bekleyen doktorlar koşarak içeri girdiler beni dışarı çıkardılar. Babamin vefat ettigini anladım. Hemen erkek kardeşimi aradım.  Doktor o ara yanıma gelerek babamın vefat ettiğini söyledi.. 

Morga indirdigimizde, kanser olan amcam tedavi için  eşiyle hastaneye gelmiş bizi arıyormuş. Babamın vefat ettiğini aşağıda olduğumuzu söyledik. 4 ay sonrada amcam vefat etti ne yazık ki..

Babamı ambulansla memlekete götürüp  defnettik..Hep aklımda olan en son babamla yaşadığım anlar bunlardı.. 

Seni çok seviyorum babalar günün kutlu olsun babacığım.. Mekanın cennet olsun..

Diğer yazım

Yorum yapılmamış

Yorumlarınız için teşekkür ederim. En kısa zamanda cevaplayacağım.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.