Nevruz (Novruz)

Nevruz (Novruz)

27 Mart 2018 22 Yazar: Saadet Sezer

 

Arkadaşımızın Nevruz masası ( Heft sin sofrası)

Merhaba dostlar; bugün hava sabah güzeldi. Ben yazımı hazırlarken birden akşam olmuş gibi hava kapandı gökyüzü  sarımsı bir renk aldı. Arkasından gök gürültüsüyle beraber yağmur yağmaya başladı. Zamanında kış gelemedi şimdi de bahar gelemiyor. Bugünlerde havalar kapalı ve soğuk gidiyor. Anlayacağınız mevsimler de şaşırdı. 

Blog yazarı JD Sezer’in tavsiyesi üzerine bugün yazılarımın boyutunu değiştirerek yazmaya başlıyorum. Umarım daha keyifli okursunuz. 

Devam ettiğim diksiyon kursum  geçen haftalarda sona erdi. Kursta iyi arkadaşlıklar oluştu.  İranlı olan bir arkadaşımız  bize İran’da Nevruzu nasıl kutladıklarını anlattı. Çok ilginç geldi, hoşuma da gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Yazım biraz gecikti, bayram çoktan  başladı ama olsun.. 
 Yazımı hazırlarken verdiği  destek için arkadaşımıza teşekkür ediyorum.❤

Nevruz İran güneş yılının ilk günü, İran yeni yılının başlangıcı ve eski İran’ın en eski kutlamalarından biridir.
Nevruzun kökenleri İran’da eskidir ve İran’ın yaylalarının farklı bölgelerindeki insanlar hala Nevruzu kutluyor. Nevruz zamanı günümüzde İlkbahar ekinoksu veya akinöz olarak adlandırılan İlkbaharın başlangıcıdır. 
İran ve Afganistan’da Nevruzun başlangıcı yılbaşı olarak kutlanır. Bu mevsimde bahar (Nevruz) zamanı İran takvimi değişir. 

Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önce Nevruz’u kutlayan dünyadaki tek ülke İran’dı ve elbette Afganistan dönüşümlü olarak kutladı. Orta Asya Devletleri’nin bağımsızlığıyla Kırgız Cumhuriyeti ve Azerbaycan ve daha sonra diğer ülkeler ulusal bayramını ilk kez ilan ettiler. Nevruz çağdaş zamanlarda kültürel miras ve ulusal kutlama olarak kabul edilir ve her yıl İran halkı tarafından düzenlenir.
Nevruz Bayramı 3 bin sene önceden beri var olan milli bayramlardan biridir. 3 bin senedir hiç değişmeden aynı şekilde devam etmektedir. Bu bayramı İran’da bütün İran yaylası; Tacikler, Afganlar, Kürtler ve Azeriler kutluyor. Nevruz sosyal bir etkinlik ve eskiler onu ilahi bir mucize olarak görüyorlar. 

Çimlenmeye başlayan mercimek


Bu sene Nevruz 20 Mart salı akşam 19.45.28 saniye itibariyle başladı. 21 mart senenin ilk ayının 1. günü oluyor. Bu sene 1397 yılına girildi. (Hecri şamsi) Bu tarih itibariyle İran’da 13 gün  resmi tatil, Nevruz kutlanıyor.

Halk bir hafta kendilerini bu bayrama hazırlıyor. Evlerini temizliyorlar, yeni giysiler ve hediyeler alıyorlar. Nevruz sofrası kuruluyor buna heft sin deniliyor. Heft sin sofrasına her birinin bir anlamı olan 7 şey koyuyorlar.
1. İğde – Akıllı davranmayı simgeler
2. Elma – Sağlık ve aşkı simgeler
3. Yeşillik – Güzel ahlak ve mutluluğu simgeler
4. Samano ( Buğdaydan yapılan bir tür tatlı) – Güç, adalet ve sabrı simgeler
5. Sarımsak – Haddini bilmek ve ayağını yorganına göre uzatmak
6. Sirke – Teslim olmayı temsil ediyor. Hayatta her şey olabilir diyerek Allah’ın hikmetine razı gelmek
7. Sumak – Sabrı temsil eder
Bunların dışında Nevruz masasında bereket olması dileğiyle Kuran, ayna, balık, pirinç, para da konulur. Bu sofra 13 gün boyunca  toplanmadan evin bir köşesinde durur.
İlk 12 gün küçükler büyüklere bayramlaşmaya giderler. İran’da bizdeki gibi el öpme yokmuş. Bayram ziyaretleri sonrasında 13. gün herkes mutlaka dışarı çıkarak ormanlık, yeşil alanlarda piknik yapıyorlar ve kutlamayı sonlandırıyorlar.

Piknikte yeşillikleri (çimlenen buğday ya da mercimek) suya atarak bütün olumsuzlukları, sıkıntıları evin dışına atıldığına inanılıyor. Allah’a teşekkür ediyorlar. Kutlamalar dinsel danslar, marş ve müzik çalarak devam ediyor. Ateşler yakılarak, gösterilerle kutlanıyor. Herkes ateşten 3 kere atlıyor ve diyorlar ki : Senin kırmızılığın benden, benim sarılığım ise sendendir. 


Arkadaşımızın Nevruz’unu kutluyorum ☺❤


Arkadaşımızın anlattığı bir anısını da sizlerle paylaşmak istiyorum. İran’da güncel yaşamda taarruf yapmak adeti varmış. Arkadaşımız esnafların da bu adeti uyguladıklarını söyledi. Taarrufu, insanların bir geleneksel olarak nezaket göstermesi diye tanımlayabiliriz.  Örneğin bir araba aldığınız da galeri sahibi size arabanın anahtarını uzatarak senin olsun dermiş. 
Arkadaşımızın Türk olan eşi İran’da bir gün alışveriş için evin yakınında olan markete giderek alışveriş yapmış. Market sahibi ısrarla parasını almayıp hepsi senin olsun deyince eşi ödeme yapmadan eve gelerek evdekilere olayı anlatmış. Evdekiler gülümseyerek market sahibinin taarruf yaptığını söylemişler ve  ona taarrufun ne demek olduğunu anlatmışlar. Tabi daha sonra alınanların parası ödenmiş. ☺
Hoş güzel bir anı..

Bu bana seneler önce bir gazetecinin de köşe yazısında İran halkı ne kadar misafirperver, taksiciye para uzattım almadı şeklinde yazısını hatırlattı.☺ 

Sevgiyle, mutlu kalın ☺❤





Paylaş