Danimarkalıların  felsefesi  Hygge

Danimarkalıların felsefesi Hygge

20 Mart 2018 26 Yazar: Saadet Sezer

Merhaba blog sever dostlarım;
B.M 21 martı ‘Dünya mutluluk günü ‘ilan etmiş. Dünyada şu an itibariyle mutsuz, gelecekten kaygılı o kadar çok insan var ki. B.Milletlerin bu ilan ettiği ‘Dünya mutluluk günü ‘ insanlık olarak kutlamak doğru mu? Mutlu olmamıza katkı eder mi? tartışılır açıkçası. Etrafınızda çok fazla mutsuz insan varsa birey olarak mutlu olabilir miyiz? Ben kendi adıma başkaları mutsuzken, mutlu olamıyorum. Temennim dünyada mutsuz insan kalmaması yönünde fakat bu mümkün gözükmüyor maalesef 🙁

Diğer yayınladığım yazılarda farklı mutluluk felsefelerinden bahsetmiştim. Bugün de sizlere yine bir felsefeden bahsedeceğim. İnanın bu felsefeler karşıma son zamanlarda çok fazla çıkar oldu.Tesadüf mü yada algılarım o yönde mi bilemiyorum. Fakat ne olursa olsun sizlere bu öğrendiklerimi paylaşıyor olmam en güzeli 🙂  Sizlere anlattığım bu  felsefelerin hepsinin amacı baktığınızda aslında mutlu olmak, iyi yaşayıp huzurla bu dünyadan göçüp gitmek..
Açıkçası zenginlik, kariyer, şöhret de bir yerde insanın mutlu olmasına yetmiyor maalesef. O nedenle insanlar mutluluğu başka yerlerde arıyorlar.

Hygge felsefesinin amacı da mutluluğu ve huzuru yakalamak. Bu felsefenin kabul edildiği ve uygulandığı yer Danimarka.
Danimarka Avrupa’nın kuzeyinde yer alan bir İskandinav ülkesidir. Danimarkalılara göre rahatlık, konfor, kaliteli yaşam ön plandadır. Suç oranları az, en mutlu ülkedir Danimarka.
 Hygg felsefesi onların yaşam felsefesi. Sadece Danimarkalıların değil, tüm İskandinav ülkelerinin yaşam felsefesi. İskandinavlar için hayati bir kavram. Hygge felsefesi İnsanı mutluluğa götüren yol onlar için.Hatta öyle ki dillerine bile yerleşmiş hygge. Örneğin ‘ne kadar hygeeligt bir sofra’ gibi cümle içinde çokça kullanıyorlar.

Geceleri uzun soğuk geçen  kış aylarında Danimarkalılar’ın dostlarıyla paylaştığı sıcak samimi bir ortamda huzuru sağlamak için uyguladıkları felsefe, onlar için yaşam biçimidir hygee. Dünyada en mutlu insanlar sıralamasında Danimarka, Norveç ve İzlanda’ın olması hygge felsefesinin güzel sonucu olduğunu gösterir…
Amerika ve İngiltere üniversitelerinde hygge dersleri verilmeye başlanmış. Amerika’da en çok satanlar arasında hygee kitabı da yer alıyor. Bu felsefe bütün dünyayı sarmış durumda.
Felsefe kötü ve sinir bozucu şeylerden uzak durma, kendinin ve çevrenin huzurunu sağlama ve sıcak samimi ortamlar yaratma üzerine kurulu bir yaşam tarzı olarak görülüyor. Danimarkalılara göre sevdiklerinle ev buluşması, sıcak samimi bir ortam, rahat minimal mobilyalar, mumlarla aydınlatılmış bir ortam, rahat ev giysileri, yün çoraplar, şöminenin başında aile ve arkadaşlarla geçirilen teknolojiden uzak güzel zamanlar, yağmurlu bir havada battaniyenin altında camdan bakarak içilen sıcak bir çikolata gibi insana huzur veren şeyler hayatımızda olmalı.
Hayat koşuşturmacası içinde anı durdurup basit ama huzur veren şeylerin tadını çıkartmalı. Onlara göre hayatı biraz yavaşlatmak gerekiyor.

Bizim Ülkemize baktığımızda maalesef hygge felsefesinden tamamen uzak sırf gösterişe merak sarmış, her şeyin lüksünü almaya, lüks yaşamaya özenen bir toplum olduğumuzu söyleyebilirim. Basit yaşamayı beceremiyoruz, basit yaşamanın bir zavallılık olduğunu zannediyoruz. İslamiyete inanan bizlere bu felsefe  çok yakın. Aslında bizim uyguluyor olmamız gerekmiyor mu bu felsefeyi ? Sade, gösterişsiz bir hayat. Dostlarla, akrabalarla iyi ilişkiler. Dünyaya fazla önem vermemek sadece anı yakalamak. Oysa bizler ne yapıyoruz ? Bu dünyanın işlerine kaptırmış gidiyoruz. Öyle bir koşuşturmaca yaşıyoruz ki zamanımız yetmiyor ve üstelik sağlık da elden gidiyor.

Akraba ve komşularımızla zaten uzaklaşmışız. Birlikte bir  masada oturup yemek yemeyi, kahve içmeyi bir tarafa bırak akraba, komşuluk ilişkileri kopmuş, sanki herkes patlamaya hazır barut gibi olmuş.
Geçenlerde bir tanıdığımın kızı doğum yaptı aradım açmadı.  Özellikle bütün çocuklarını aradım ki duymamıştır belki diye. Fakat hiç biri açmadı ve dönüşte yapmadılar. Ben de onları hayatımdan sildim. Çocukluğumuz beraber geçen tanıdıklarımla bu hale düşeceğim hiç aklıma gelmezdi. En son olması gereken buydu. Biz ne zaman bu hale geldik diye de insan düşünmeden edemiyor. Baktığınızda büyük sorunda yok ortada hatta hiç sorun yok 🙂
 Çevremde gördüğüm kadarıyla çoğu insan böyle. Onlara buradan sesleniyorum; Müslümanım diyen dostlarım Müslümanlığın gereğini yerine getiremiyorsanız bari gelin de hygge felsefesini hayatımıza sokalım, hep birlikte mutlu olalım. Ne dersiniz ? 🙂 Bu biraz size dokundu mu? E biraz dokunsun diye söylüyorum zaten 🙂
Son yapılan araştırmalara göre; sosyal faktörlerin iktisadi faktörlere göre mutluluğu daha çok artırdığı ortaya çıkmış. Sağlıklı ömür süresi beklentisi, sosyal destek, zor zamanlarda kapısını çalabileceğiniz birilerinin olması da mutluluğun seyrini belirliyor.
Ayrıca uzmanlar kanser, şeker, tansiyon, alzehimer gibi  hayat kalitetimizi düşüren hastalıkları önlemek için dostlarımızla daha çok vakit geçirmemizi öneriyorlar. Ben kendi adıma söylüyorum dostlarımla içtiğim bir kahve, onlarla yaptığım bir sohbet insana öyle huzur veriyor ki anlatamam.

Hygee girsin hayatınıza, ruhunuz mutluluk, huzur dolsun dostlar. Sevgiyle kalın ☺❤

Paylaş